Lutz, Helma

[Please scroll down for English]

Universität Frankfurt am Main

Frankfurt, Almanya

Görülmeyenlerin Görülmesi: Kadın müzelerinde kavramsal bir çerçeve olarak kesişimsellik

Kesişimsellik teorisi sosyal kimliklerin çoğul boyutları arasındaki ilişkiye dikkat çekiyor,  kadınlar arasındaki farklılıkları ve toplumsal eşitsizlikleri dikkate alıyor.   Kategori olarak ‘kadın’ genellemesi,  bir kadın müzesi için prensip olarak gerekli bir tanım olsa da,  genellikle toplumsal  kimliklerin çoğulluğu ve her kimliğin  kendini toplumda gördüğü yer  kolayca gözden kaçar.  “Kadın Müzesi” sıfatını taşımak, bir müzeyi doğrudan doğruya kapsayıcı müze yapmaz. Mevcut kadın müzeleri arasında,  resmî tarih yazımı çerçevesinde çalışan ve  bireylerin  toplumda kendilerini konumlandırmaları  neticesinde oluşan  çoklu  kadınlık deneyimlerini yansıtmayı ihmal eden kadın müzesi örnekleri de vardır.

Açılış panelindeki tartışma, her kadın müzesinin kendi müze tasavvurunu yeniden düşünmesine neden olabilecek. Kadın müzelerinin kendi ortaya çıkış nedenlerine yol açan görmezden gelme halinden ve bu tutumun yeniden üretilmesinden  nasıl kaçınılabileceğine ışık tutacak. Amaç; büyük çeşitlilik gösteren kadınlık deneyimlerinin toplumsal hafızayı dikkate alan, inceleyen ve değer veren kapsayıcı yöntemle sunulduğu kavramsal bir çerçeve oluşturmaktır.

Intersectionality’s amazing journey: toleration, adaptation and appropriation. In: Rassegna Italiana di Sociologia (3)2016, pp. 421-437.

Intersectionality as Method. In: DiGeSt. Journal of Diversity and Gender Studies, Vol. 2, Issue 1-2 (2015), pp. 39-44.

Framing Intersectionality. Debates on a Multi-Faceted Concept in Gender Studies. (co-editor with Maria Teresa Herrera Vivar & Linda Supik). Abingdon: Ashgate, 2011

http://www.ashgate.com/default.aspx?page=637&calctitle=1&pageSubject=412&theme=print&title_id=10151&edition_id=10467

 


Universität Frankfurt am Main
Frankfurt, Germany

Mapping the Margins: Intersectionality as conceptual tool for women’s museums

The theory of intersectionality draws attention to the relationship between different forms of social identities and takes into account differences and social inequalities between women. On the one hand, the generalization of ‘women’ as a category is a necessary foundation for a women’s museum, but often the plurality of social identities and positionalities in society is easily forgotten. Calling a museum a museum of and for women does not characterize it per se as being inclusive. Among the existing women’s museums, there are those which use the official national historical framework and omit a reflection of the multiple differences in female experience depending on their respective social positioning.

The debate in the opening session will enable representatives of women’s museums to reflect about the conceptual framework of their own museum.  The debate aims at demonstrating ways in which women’s museums can avoid the production and repetition of biases.

The idea is to establish a conceptual framework in which the large variety of female experiences is presented in an inclusive way by using, analyzing and appreciating social memory in a respectful way.

Intersectionality’s amazing journey: toleration, adaptation and appropriation. In: Rassegna Italiana di Sociologia (3)2016, pp. 421-437.

Intersectionality as Method. In: DiGeSt. Journal of Diversity and Gender Studies, Vol. 2, Issue 1-2 (2015), pp. 39-44.

Framing Intersectionality. Debates on a Multi-Faceted Concept in Gender Studies. (co-editor with Maria Teresa Herrera Vivar & Linda Supik). Abingdon: Ashgate, 2011

http://www.ashgate.com/default.aspx?page=637&calctitle=1&pageSubject=412&theme=print&title_id=10151&edition_id=10467